pazar günü sabahın erken saatleri olunca denize sıfır bir masa bulmak zor olmadı. mis gibi bir güneşli hava ve muhteşem bir boğaz manzarası karşısında çok güzel bir kahvaltı yaptık.
bizler 3 kardeşiz. ben en büyük, benden 2 yaş küçük bir erkek kardeşim ve 8 yaş küçük bir kızkardeşim var. bu resimdekiler de : kardeşim, annem, gelinimiz ve ben:)
babamı 85 senesinde kaybettik, annem çook gençti dul kaldığında. o dönemde küçük bir yerde yaşamamıza rağmen bizlerin okuması ve istanbula gelmemiz için ve maddi anlamda inanılmaz derece çok çaba sarfetti. o genç yaşında yaşadığı tüm üzüntülere rağmen bizim için bir kale gibiydi. hala da öyledir. seni çok seviyorum anne.
e burada durup boğaz köprüsünü seyreden benim bücürden bir inci duymamak mümkün mü :)
köprünün üzerinden geçen arabaları görünce hayretle bir çığlık attı :
"anne bu arabalar köprüden düşer !" :))
hani bir laf vardır ya. kızlar halaya, oğlanlar dayıya çekermiş diye. kızları bilmem ama benim oğlan tıpatıp dayısı:) görüntüsü, huyları ve deli gibi bir inadıyla hık demiş dayısının burnundan düşmüş. sizce :)?