bakmayın onun böyle cin ali gülüşüne. adam beni deli etti o gün.
neymiş adamı sinemaya götürmüşüm.
neymiş adamı üstelik 3 d salonuna geçirmişim.
neymiş bana göre en başarılı animasyonlardan birine gitmişiz.
neymiş bir daha uzuuun bir süre bu oğlanı sinemeya götürmeyecekmişim...
ilk sinema gidişimizde başlamıştı bu garip tepkiler. ama yaşına vermiştim
o dönemde. sonraki sene 2. bir deneme daha yapmıştım. buraya
yazmadığım bir çocuk filmleri festivali maceramız daha olmuştu sonu
ilkiyle aynı olan. ama nerdeyse 5 yaş olmasına dayanarak götüreyim
dedim. itiraf ediyorum ben de görmeye can atıyordum :))
ancak daha ilk girişte başladı mızmızlanmalar. ben birsey yemek
istiyom, dondurma istiyom, oyuncak istiyom. ilk tepki dalgasından
kurtulduk, içeriye girdik. bu sefer reklamlardan sıkıldı. yahu çocuk
da haklı . seans başlama saatinden sonra 30 dakika reklam olur mu!
e haliyle film başlamadan sıkıldı. film başladı. bu defa da gözlüğe
taktı. ben bunu takmam. kafamı acıtıyor, kulağımı acıtıyo. ne
yaptıysam ikna edemedim. ilk yarı bitti ve bu defa da mısır
istiyom, gazos istiyom diye tutturdu. ben de almadım. ne yalan
söyliyeyim. küçüçük bir poşet patlamış mısıra 6 tl vermek
içimden gelmedi. zaten adam her an fikir değiştirdi. o karar
verene kadar da 2. yarı başladı. tepki daha da büyüdü.
ben eve gitmek istiyorum diye bağırmaya... oğlum yapma
etme , bak anan da seyretmek istiyor :) diyemedim tabii:)
epey bir ikna çabaları ve bazı rüşvet teklifleri sonucunda
az da olsa sesini alçalttı..
2. yarının ortasında eli sürekli önündeydi. oğlum çiş var mı
diye sorduğum halde yok dedi. ama çıkar çıkmaz tuvalete
koşturdu.
anne : oğlum neden söylemedin içerde? onun için mi
çıkmak istedin ?
can : evet anne.
anne : yahu can. yanımda şişe vardı ya.
can : anne olmaz. çok ayıp olurdu !
anne : karanlıkta kimse görmezdi ki.
can : olşun anne. çok kişi vardı.
bak işte. bir de çocuğun günahını almışım :))))
seyretmek istiyormuş da çişi varmış meğer:))
bu arada gittiğimiz film de elbette bu :
