" can'ı arı soktu. panik olmayın. onu hemen hastaneye götürüyoruz." nasıl yani??!!
ben tabii olaganüstü panik bir anne olarak evden nasıl çıktığımı bile hatırlamıyorum. yuvaya vardığımda onlar da doktordan dönmüştü. benim boncuğumun gözleri kızarmış ağlamaktan. beni görünce tekrar yarası depreşti ve yeniden ağlamaya başladı. anlatıyor ama heyecandan söyledikleri birbirine karışıyor. sonunda öğretmeni olayı baştan anlattı. yuva, iki katlı müstakil bir binada . üst kattaki odada sessiz sessiz hikaye dinlerken o kahrolası arı gelip can'ın kolunu sokuyor. can inanılmaz bir çığlık atıyor. herkes bir anda panik oluyor. çocuklar ağlıyor. en kötüsü de iğnenin kolunda kaldığını gören yuva sahibi alerjik bir reaksiyondan korktuğu için can'ı kaptığı gibi hastaneye gidiyor. yolda kolu oynamasın, iğne de daha fazla ete batmasın diye kaskatı gidiyorlar. e tabii ki de yol boyunca can'ın çığlıklarıyla.
şimdi sinekler,arılar, böcekler ona hiç de sevimli gelmiyor:) eline koluna konduğu zaman çığlık çığlıya bağırıyor. sanırım bir süre daha bu fobiyle yaşayacağız.:)
haftada en az bir kere seyretmek istediği ARI filminden de artık hoşlaşmıyoruz.:)
