1 Ağustos 2007

döndüm :)

yine uzunca bir ara oldu. ama oldukça yoğun bir dönem oldu benim için. temmuzun ilk haftası gümüldürde tatildeydik. döndükten 2 gün sonra oğluşumla 2. bir tatile çıktık . nihan'ın dediği gibi "langes wochenende" şeklinde oldu. teyzemin yazlığınde 4 gün geçirdik. evimize döner dönmez ufak bir ameliyat geçirdim. bahsettiğim olaylardan biri de buydu.

4 Temmuz 2007

tatil :)))


evet nihayet tatil zamanı geldi. biz buraya gidiyoruz. dönüşümüz de hayatımı değiştireceğini umduğum bir olay olacak. hatta iki olay olacak. ayrıntılar için arkası yarın :)

15 Haziran 2007

bu resmine bayılıyorum:) teyzesinin gözlüğünü almış ve yan da olsa gazete okuyor bücür..


sıcaklardanmıdır nedir ?..

sanırım evet. çok sıcak ve ben de bir türlü kafamı toparlayıp eyleme geçemiyorum. oldum olası şu sıcakları sevmem. oysa yazmam gereken o kadar çok şey vardı ki.. ama geçince bir anlamı kalmıyor. mesela oğlumun ilk 23 Nisan gösterisi. arada kaynadı gitti. şu sıralar onun çok büyüdügünü görüyorum. hatta bana kızdığı zaman üf dediği bile oluyor. hatta o üflerin arkasında bir de çıkçıklamak ve tükürük geliyor. gülmemek için zor tutuyorum kendimi. büyüdügünü göstergelerinden biri de artık tek başına uyuyor olması. daha önceleri hem öğlen hem de akşam uykularında ya ben ya babası yanına uzanıyorduk. ancak o şekilde dalıyordu uykuya. o da kalktı. yuvaya da 5 yarım gün gidiyor artık.geçtigimiz hafta onu 1 gün denemek için tüm gün bıraktım.
bana küstü. geldiğimde suratıma bile bakmadı. ve o geceyi de sürekli herşeye ağlayarak zehir etti bize. çalışmaya başlarsam eğer onu tüm gün nasıl bırakacağım bilmiyorum.

ne istediğini bilen ve bunu ne pahasına olsun ele geçiren bir bücürüm var. yine de allah şükür etrafımda gördüğüm yaşıtları kadar ağlayan, zırlayan ve tutturan bir çocuk değil. tutturma niyetini gördüğüm an hemen hayal gücümü çalıştırıp ilgisini başka yerlere kaydırıyorum. şimdiye kadar işe yaradı.

iki büyük derdimiz var ama hala.. biri tuvalet. diğeri de konuşma. konuşma konusunda yaşıtlarının çok gerisinde. buna çok üzülüyorum. gerçi o konuşmadan istediği herşeyi rahatlıkla ifade ediyor. ama tabii ki kendi dilinde ya da hareketlerle. net olarak ve o anki duruma göre de vurgulamayla soylediği sadece iki kelime var : anne ve baba :) sanrım şimdilik bununla idare edeceğim.

babasına gelince.daha önce de yazdığım gibi ipler gerildi. halan de gergin. çalışmaya başlayana kadar maalesef bu gergin ortamda kalmaya devam etmek durumundayım. yeniden kendi ayaklarım üzerinde durduğum an bu olayı bitireceğim. başka çarem yok.

şimdilik bu kadar. umarım artık yazılarımın arkası gelir :)

bu arada hatıra için bir 23 nisan resmi koyayım bari :)