23 Nisan 2012

Anıtkabir...

ziyareti yaptık geldik. hem de günübirlik. 6 saat gidiş ..6 saat dönüş şeklinde..

ama olsun tüm bu yorgunluk işte bu görüntüler için değerdi..öyle değil mi ?

17 Nisan 2012

haftasonundan..

önce bu filme gittik.. süperdi.. konusu, görüntüleri, diyaloglar gerçekten de
çocuklar içindi. en azından şiddet ve tuhaf ürkütücü tiplemeler yoktu.
tavsiye ederim..
ama yine de algıda seçiçilik :) konu ağaçların kesilmesi, herseyin plastik olması,
havanın kirlenmesi gibi oldukça önemli konular iken benim oğlanın tepkisi
patlamış mısırların eşliğinde..:

--aa anne çocugun motoruna bak.. tek tekerlekli.. süperrr:)




havada güzel olunca vazgeçilmezimiz scooter'ımız ile birlikte Florya sahiline
gittik. önce mız mızlığı had safhada olan küçük adam ordaki taşların üstünde
yürümeye bayılınca nerdeyse İBB tesislerine kadar yürüdük.
ve sonrasında da feci bir yağmura yakalanıp döndük:(

her konuda da olduğu gibi can beyin yorumu : of anne ya.. 4 mevsim yaşıyoruz artık ..

12 Nisan 2012

erken ergenlik..


başladı sanırım..

10 Nisan 2012

dinlenmek mi.. yorulmak mı..

gerçekten şu  haftasonlarında dinleniyor muyuz, yoksa daha da mı yoruluyoruz.
henüz tam anlayamadım. 

allaha şükür yeşilin, ağaçın , parkın bol olduğu bir semtte oturuyoruz, yürüme
mesafesinde denize yakınız. ama yine de bu güzelliklerden gerçekten yararlanamıyoruz.
haftasonları istanbulun her noktası çünkü cehenneme dönüyor. arabayla çıksan
trafiğe takılıyorsun, gittiğin yerde park yeri bulamıyorsun, bulduğun yere de okkalı
bir para veriyorsun. sabahın köründe yollara dökülsen bunun anlamı da dinlenmek
olmuyor. arabasız gidiyorsun, minik beyimiz herşeye mızmızlanıyor. şehzade ya..
ayakta bir yerlere gitmek istemiyor..yakın mesafe de gitsek bu inatı beni deli
ediyor. herseyi bi yana bıraktık ve gidiceğimiz yere ulaştık diyelim, bakıyorum ki
her yer çöp içinde .. hele o çekirdek çöplerine illet oluyorum bu şehirde..etrafta
tuhaf insanlar.. hatta bir gün bi tanesi Can 'ı  sahildeki bir çay bahçesinde
uyarmıştı. köpük makinasından çıkan köpükler yemeğe uçuşuyormuş. adamın
üstüne uçmamı annem engellemişti. be adam o zaman açık hava işin ne. ininden
hiç çıkma. 

bana kalsa ben evden hiç çıkmayacağım da, sonucu bi önceki postta
dönüşüyor.  monotonluğa.. kendimi bir yana bırakıp onun en sağlıklı
şekilde eğlenmesini istiyorum.. ama bu gittikçe zorlaşıyor.. sizler ne yapıyorsunuz ?