14 Eylül 2006

yalnizlik

aslinda cok sevdigim bir durum. bircok insanin aksine yalniz kalmak beni korkutmaz. mutlaka yapabilecegim birseyler bulurum. aslinda bulurdum demek gerek. artik yalniz kaldigim zaman kendimi cok kötü hissediyorum. kocis seyahette, oglis de anneannede ise kendimi berbat hissediyorum. zaten arkadasim kalmamis. e bi de ailem olmayinca ne kadar da gereksiz bir insanmisim diyorum kendime. oglisimin varligi bana zaman zaman cok agir gelse de yoklugu daha da agir geliyor. onun yaramazliklari, cigliklari, kosturmalari ve eni konu gelip bana sarilmasi su siralar tek tesellim. oysa hamileligimden itibaren ben cok düzenli disiplinli anne olacagim diye kendime soz vermistim. dizi dizi kitap almis okumustum. hic birini uygulayamadim. deli gibi yaramaz bir oglum oldu. sanirim kitaptaki bilgiler ters tepti... sonuc mu: oglumla yalnizim artik ..

12 Eylül 2006

kuzum

oglum 23 aylik oldu. dogumundan 1 ay once calismayi birakmistim. hala da calismiyorum. oysa hedeflerimin arasinda oglum 16 aylik olduktan sonra mutlaka ise baslamakti. ancak bir türlü olmadi. bircok yer ile görüstüm. ben gercekten onlarin aradigi elemandim. ukalalik degil bu gerçek ! ama sonuclanmadi. sanki birsey benim yeniden calismami engelliyordu. yasim da ilerliyor. oysa ben calismayi cok severim. oldukca yogun calisma hayatina alismis bir insanin evhanimi olmasi cok korkunc birsey. bu mutsuzlugumun acisini zaman zaman oglum da cekiyor. ona maalesef bagiriyorum. oysa o cok özel bir cocuk. akilli, güzel ve gariptir ki cok duygusal bir cocuk. ona boyle davrandiktan sonra kendime cok kiziyorum, hatta kendimden nefret ediyorum.
kendimi cok yetersiz buluyorum. etrafima ise calismamayi secen insan rolü oynamaktan yoruldum.

1 Eylül 2006

iste oglum..


dünyanin en güzel görüntüsü..

yazmak

yazmak beni her zaman rahatlatmistir. ilk kez lisede baslamistim yazmaya. bildigimiz eski sistem gunluk seklinde:) sonra isi daha da ileriye goturerek hikayeler yazmaya baslamistim. universiteye gitmeye baslayinca bir sureligine unutmustum. yeni kesifler yapiyordum :) sonra yine dertler basladi ve ben yeniden yazmaya basladim. icine kapanik bir insandim. kolay kolay da arkadas edinmezdim. insanlara çok çabuk ısınamazdım. hala da öyle . e hal boyle olunca sessiz ve tepkisiz bir dinleyici gercekten iyi geliyordu.
bu ısınamama meselesi aslinda beni cok yipratti. su an etrafimda kimsecikler kalmadi. edindigimi düsündügüm dostlarimin da dost olmadigini anladim. arada bir telefonla görüştügüm tanıdıklara dönüştüler. oysa ne cok isterdim soyle doyasiya uzun uzun kahve muhabbeti yapmayı. taksimde gezmeyi. oglumla yaşıt çocukları olan kişilerle bir arada olmayı. tecrübe edinmeyi. ama yok. kimse yok. hepsi iş hayatımla birlikte bitti.