8 Mart 2007

klozet keyfimiz :)


bugün 29 ayımıza girdik. ancak tuvalet konusunda ilerleyemiyoruz. hatta geriliyoruz. geçtiğimiz yaz ortasında denemeye başladık. ilk başlarda korkmuştu. oturmak istemedi. ağladı. sonra ilgisini çekti ve hatta daha rahat kaka yaptığını anlayınca oturmak istedi. çişi değil ama kaka geldiğinde koşa koşa haber veriyordu. sonra ne olduysa yine vazgeçti. yine istemiyor. şimdi de yeniden alışsın diye her türlü şaklabanlığa başvuruyorum. adamın önüne oyuncaklar, ayaklarının altına tabure koyuyorum. şarkılar türküler söylüyorum. ama yine de olmuyor. bu işi nasıl çözeceğim bilmiyorum.

2 Mart 2007

işte bu :)


Ayçicegi geçenlerde oğlunun vazgeçemedigi pelüş oyuncaklarından bahsedince aklıma geldi. benim bücürün de var böyle minik bir atı. aslında bu dönencesinin bir parcasıydı. adam 7 aylıktan itibaren yatagının icinde fır döndüğü için dönencesi de sağlam kalmadı tabii. bir gün ogle uykusundan kalktıgında bir de baktım ki komple dönencesini aşağıya çekmiş, bıcır bıcır oynuyor. bunu da çıkarmış burnuna sürtüyor. o günden bu yana bu at olmadan asla uyumaz. allah bu ata sabır versin :) başına neler geliyor neler :)

25 Şubat 2007

sizce bu nedir ?:)


23 Şubat 2007

yine sinema..


bücür bey bu sabahtan itibaren anneannede. kociş de seyahatte. ben de birkaç gün çok özlediğim şu mola günlerimi yaşıyorum. yaptığım ilk şey bu filme gitmek oldu. bu filme konu olan romanı ( http://www.canyayinlari.com/kitap_ayrinti.asp?id=598- sayfaya link vermeyi bir türlü başaramadım :) ) üniversitede okurken bir solukta okumuştum. bir de üstüne dersimizin birine konu olunca bu kitap içime işlemişti resmen. bundan dolayı bu filmi dört gözle bekliyordum. gerçi şimdiye kadar seyrettiğim roman uyarlamalarında hep hayal kırıklığına uğradım. yine de bu romanı görsel olarak görmeyi çok istiyordum. film beklentilerimin çok üstünde. hatta bi ara sanki gerçekten o iğrenç kokuları duymuşum gibi burnumu kaşıdığımı farkettim. romandaki bazı noktalar değiştirilmiş. ama olsun. süperdi.