14 Mayıs 2011

hayatımın en güzel 2. hediyesi..



birincisi elbette ki kuzunun kendisi:)


peki ikincisi... o da yine onun bana yazdığı ilk anneler günü mektubu...


evet ..ilk defa kendi kendine , hiç kimseden yardım almadan yazdığı bir mektup..


tercümesi :


canım annem..


seni çok seviyorum. sen benim annemsin hem babamsın.


sen beni yaratan kişisin. sen bana bakan kişisin.


mutlu ve iyi son



ilk kez okduğumda tahmin edin ne yaptığımı..


bak şimdi yine gözlerim doldu...



oğluşum , hayatımın en güzel hediyesi sensin. seni çooook seviyorum.


1 Mayıs 2011

biraz nostalji...

yaş : 11 aylık
yer : güneyli/saroz

bu hallerini çok özlüyorum :))

30 Nisan 2011

bir kez daha şaştım...

biliyorsunuz sevgili öğretmenimizle yaşadıklarımızı…

2. yarı başlangıcından bu yana problem yok artık..

gerçi ben hala konuşmuyorum adamla ama kuzu mutlu

mesut, önemli olan da o.. dersleri zaten gayet başarılı..

başta biraz okumada zorluk çektiysek de şimdi pek

problem kalmadı.. tek derdimiz feci yazısı :) çok özensiz..

kitapların , defterlerinin canı çıkmış durumda.. bunu da

önemsemiyoruz.. arada bir uyarıyorum ama en önemlisi sanırım

derslerle problemi olmaması, zamanında , severek ve özellikle

de kendi yorumlarını (bunları da yazmalıyım :)) katarak ders

çalışması .. ha bu arada ders kitaplarının içeriği de ayrı

bir post konusu :))

ya konu nerden nereye geldi…

öğretmen demiştim ya başta , işte şaşırtan onun çok doğru bir

hareketi oldu. tam da bir önceki postun konusuyla ilgili.

dün annem Can’ı bırakmaya gittiğinde adamın feci bir şekilde

sinirli olduğunu ve bir kısım velilere ve çocuklara

söylendiğini duymuş. meğer çocuklarından bir kaçını

gece yarısı facebookta online görmüş.

adam delirmiş..

düşünün gece yarısı ve internette !!

zaten sınıfındaki çocukların % 90 ı 12 den önce uyumazmış

ve anne-babanın bu konuda hiçbir etkisi yokmuş. açıklama

cümleleri hep böyle “ ya ne yapayım, uyumuyor işte..”


hani diyoruz ya bu Avrupalı çocuklar neden farklı diye..

işte bundan ..

o adamlar çocuğa ne zaman sınır koyacaklarını ve ne zaman da

özgürlük vermeleri gerektiğini çok iyi biliyorlar da ondan…


oysa biz türk milleti ya çocuğu feci kısıtlıyoruz

ya da tümüyle serbest bırakıyoruz.

her şeyine evet diyoruz.. çevresine saygıyı öğretmiyoruz.

ben kaç kez denk geldim. bir annenin kendi çocuğu ile

birlikte başka çocuklarla dalga geçtiğini...

çocuğunun diğerine kötü söz söylediği halde onu uyarmadığını

ve hatta güldüğünü….

bu şekilde yaşamı öğrenen bir çocuk hiç başkasına saygı duyar mı ?

ve toplumumuzdaki en büyük eksiklik de bu değil mi ? SAYGI !


öff ne doluymuşum bu konuda yahu..:)

neyse bir sonraki postlar artık kuzucuğun maceraları ile

dolu olacak....

28 Nisan 2011

şaşmış durumdayım..

Can’ın sınıf arkadaşlarının profilini görüyorum Facebookta..

bu çocuklar henüz 6,5 – 7 yaşında.. buna izin veren anne babalar

iyi bir semte oturan , eğitimli insanlar.. nasıl yani diyorum ??

ben bile malum siteye arada bir girdiğim halde ne zaman açsam onlar

online. birbirleriyle oyun dahi oynuyorlar..


gazetelerde , haberlerde küçük çocukların internet aracılığıyla

nasıl kandırıldıklarını her gün okuyoruz, duyuyoruz.

cinsel taciz olayları ayukka çıkmış durumda..

geçen gün gazetede okuduğum bir olay tüylerimi diken diken etti..

büyük abla 8 yaşındaki kızkardeşini web cam karşısında soyuyormuş !!!!!


bunu çok tuhaf ve tehlikeli bulduğum için bende mi tuhaflık var ??

ben çok mu korumacıyım ??

Şaşmış durumdayım..