26 Eylül 2007

şükretmek..

bir kaç gün önce alman zdf kanalında bir hastane belgeseli izledim. bu hastane çok özel durumdaki çocuklar içindi. dile getirmesi bile acı ama ölmek üzere olan çocuklar için.. hastaneyi kuran doktor da böyle bir çocuga sahip iken bu tarz bir yeri çok aramış, ancak bulamamış. bundan dolayı böyle bir yer kurmak istemiş. aslında burası hastaneden ziyade çocukların son günlerini en güzel şekilde ve aileleriyle birlikte geçirmelerini sağlayan bir spa tesisi gibi. aileleri ve çocuklar hemşireler eşliğinde havuza giriyorlar, bahcede oynuyorlar, ormanda yürüyüş yapıyorlar ve tedavi görüyorlar. hatta birçok çocuk umut edilenden çok daha fazla yaşıyor, yine de korkunç sondan kaçamıyor. herşey bu kaçınılmaz sonun tam olarak idrak edilebilmesi için ayarlanmış. mesela onlardan rahat rahat veda etmek için özel soğutulmuş bir oda var. her yer o çocukların resimleri ile dolu ve bu çocuklara yıldız çocukları diyorlar.

seyrettiklerimi yazdıkça bile gözlerim doluyor, ki o akşamki halimi düşünün artık. allahtan baba ve oğul uyumuşlardı da ben de şöyle salya sümük ağladım.
bunu şimdi neden mi anlattım...

birden aslında ne kadar şanslı olduğumu farkettim. ŞÜKRETMEM gerektiğini..
sağlıklı, akıllı ve dünyalar güzeli bir oğlum olduğu için ..
allaha, onu bana hiç beklemediğim bir anda gönderdiği için ..
evliliğime, bir çok probleme rağmen çocuguma yansıtmayacak kadar iyi bir diyalogumuz olduğu için ..
baştan çok da inanmasam da oğlumun ona deli gibi düşkün bir babası olduğu için ..
maddi anlamda çok fazla problem yaşamadığım için ..
ailem her daim arkamda olduğu için ...

aslında bu liste sonsuza uzar..

maalesef çok karamsar bir insanım. her zaman bardağın boş tarafını görürüm. aslında görürdüm demek istiyorum. bu bakış açısının geçmişte kalmasını gerektiğini farkediyorum. yani ŞÜKRETMEM gerektiğini...

8 yorum:

YILDIZNAF dedi ki...

Merhaba Denizanasi,
Ne iyi ettin de beni buldun, sayende ben de seni ve guzel dunyani tanidim. Bu yazin beni cok duygulandirdi. Ben de sukretmeye bana "Sukret Abla, herseye sukret !" diyen kuzenimi iki ay sonra kaybedince, aci icinde basladim. Onun gidisi disinda herseye sukrediyorum artik, ego denen dis benligimden kurtulup, oz benligim olan BEN'le kalmayi basardikca...Oylesine insan seklinde melek ruhlu bir insandi ki, gitmeden once onun kanaliyla biz yakinlarina sanki kutsal bir yerlerden mesajlar geldi zira benim disimda herkese sukredin deyip durdugunu anliyorum diyerleri ile konustukca. Oyle dindar bir sulale falan da degiliz biz; islamiyeti seven ve gonulden yasayan temiz bir Karadeniz sulalesi iste. Yani onun bu cikisi cevre etkisi, aile yapisi falan degildi. O ruhunu o kadar temizlemisti ki, artik farkli bir frekanstan konusuyordu sanki. Kisaca soylemek istedigim, Tanri'nin bizden bekledigi seyde sadece buymus gibi geliyor bana cogu zaman; varolanla yetinmesini bilip, elindeki herseyin kiymetini anlayip, yasamin tum guzelliklerini paylasarak ve sukrederek yasamak. Cok mu konustum ne...Ama sen de bu kadar derin bir konu yazmasaydin o zaman, ne gidiyim mi artik ! Tamam tamam gidiyorum...

YILDIZNAF dedi ki...

Ama dondum yine hemen, cunku "diger" yerine "diyer" cikmis kelime. Utanirim ben simdi uyuyamam gece ! O kadar on almisligimiz var edebiyat derslerinden hep, ayip etmeyelim Turkce'mize ve kendimize degil mi....Tamammm gidiyorum...

GULTEINEN ENKELINI dedi ki...

Ozurlu ablamla bedenim saglam ama kalbim kirik buyudum...
daha kucucuktum; buyudum ve sukretmeyi ogrendim.
hos bir konuya deginmissin eline saglik

GULTEINEN ENKELINI dedi ki...

Ozurlu ablamla bedenim saglam ama kalbim kirik buyudum...
daha kucucuktum; buyudum ve sukretmeyi ogrendim.
hos bir konuya deginmissin eline saglik

Nihan dedi ki...

Denizanasi,
Sahip oldugumuz ve cok basit sandigimiz seylerin aslinda ne kadar buyuk birer lutuf oldugunu anlamamiz icin ne yazik ki bizden cok daha kotu durumda olanlari gormemiz gerekiyor ve gunluk kosusturma icinde iki sn. durup sukretmeyi unutuyoruz. Ben de karar almistim bir sure once daha cok sukredecegim diye ama yazini okuyunca fark ettim ki yine sukretmekten cok sikayet ediyorum.

denizanasi dedi ki...

yıldıznaf.. hoşgeldin bloguma.. evet ozellikle birini kaybettigimizde hatırlıyoruz. ama çok da çabuk unutuyoruz :(

gulteinin enkelini.. saol.. allah kolaylık versin. gercekten zor ama yaşanması gerek durumlar bunlar.

nihan.. aynen ! benim de bu durumum ne kadar sürer bilmiyorum. ama umuyorum ki o gördüğüm görüntüler gözümün önünden kaybolmaz da ben de hep hatırlarım..

fikriminincegülü dedi ki...

Gerçekten hayatta öyle şeyler görüyorsun, öyle dertler dinliyorsun ki.. aslında her güne, aldığımız her nefese şükretmeliyiz. Çok güzel bir konuda yazmışsın. Allah şükredecek sebeplerini çoğaltsın inşallah.:))

denizanasi dedi ki...

fikriminincegülü.. amin :)