8 Ekim 2009

oğlum büyümüş mü ne:)

6 sene önce bana deselerdi ki, bir kaç sene sonra okul
önlerinde dolanacaksın, sabahın köründe ya da gece yarısı
beslenme çantaları hazırlayacaksın, sabahları küçük adamla
ne giyeceği konusunda kavga edeceksin, siz delisiniz
derdim. yabancı müşterilerin ziyaretleriyle boğulmuş,
sürekli koleksiyon hazırlığı yapmaktan nefesi kesilmiş,
etrafımdaki insanları düzenlemekten canı çıkmış biri
olarak aklıma gelen en son şey çocuk sahibi olmaktı.
ama oldu. sessiz sedasız geliverdi:) hangi arada bu
kadar büyüdü de okula bile başladı:)

geçen gün blogdaki ilk yazılarıma baktım ve ne çok
hızlı değişim gösterdiğini bir kere daha gördüm.
bu açıdan bu blog gerçekten de amacına ulaşıyor sanırım.

e elbette hazırlık sınıfındaki ilk günlerinden hatıralar
olmazsa olmaz, değil mi:)

aa tabii bir de ilk beslenme çantamız .. olmazsa olmaz:)



bu arada öğretmenimiz ilk veli toplantımızı yaptık.. ilk baştaki olumsuz

görüşüm biraz azaldı. özellikle çocuklar hakkında bilgi sorulduğundaki

cevabı tam yerindeydi.

"onlarla henüz yeni tanıştım. şu an henüz yorum yapamam." dedi.

etrafımda gördüğüm , bloglardan okuduğum ve daha ikinci gününde

şikayet eden öğretmenlerin yanında tam bir artı puan aldı.

üstelik benim cin ali oğlum da daha ikinci gününde arkadaşıyla

şiddetli bir kavgaya tutuşmuş olduğu halde, onu bana şikayet

etmedi. " paylaşmayı öğrenecekler daha." dedi ve kestirip attı.

içim sanki biraz rahatladı..

6 Ekim 2009

cahil anne...

ya bugün 6 ekim' miş.
istanbul'un kurtuluşu..

şimdi bunu hatırlamadığıma (bilmediğime) mı yanmalı,
bugün tatil olduğunu bilmeyerek çocugu
sabahın köründe okula taşıdığıma mı ???!!!

dün yine burnumuz feci aktığı için gitmemişti,
yazmışlar pencerenin önüne tatildir diye..

benden başka bunu yapan alık biri var mı ?:(

hem bugün tatiller neden kapalı yahu?
kurtuluşun okullarla ilgisi ne ?

bundan sonra hergün " acaba bugün hangi
sebeple okullar kapanacak" diye sürekli
haber mi seyretmeli yada internet mi okumalı?

tecrübeli annelere soruyorum. bu tarz
bilgilendirmeleri takip edeceğim bir yer var mı
internette mesela?
en azından oğluşun mis gibi uykusunu bölmiyeyim.

5 Ekim 2009

şükretmeyi unutmamalıyım.. unutmamalıyım.. unutmamalıyım....


oğluşun elinde bunu görünce birden çoook eskilere gittim.
hatırlar mısınız bu sakızları ? bir zamanlar sadece bunlar
vardı. şıpsevdi, tipitip.. içlerinden de hep bu tarz güzel
sözler ya da şiirler çıkardı. özellikle bu “love is..” ile
başlayan cümleler ortaokulda olduğum dönemde
almanya’da da çok modaydı. bu slogan ile başlayan binbir
çeşit ürün bulabilirdiniz. Bayılırdım bunlara..

ama daha da önemlisi bunun üstünde yazan cümleydi.

“ aşk birbirinizle geçirdiğiniz her güne şükretmektir.”

bunun bana hatırlatılmasına yine çok ihtiyacım var şu sıralar.
çünkü oğluş feci zorluyor .. yaklaşık 2 aydır 2 yaşlarında bile
yaşamadığımız kadar kötü bir “terrible” dönem geçiriyoruz.
parkta,
markette, sokakta dahi olsak istediği olmadığı zaman kendini
yerlere atıyor, bas bas bağırıyor, deli gibi ağlıyor. öyle
sürükleyerek götürmek zorunda kalıyorum ki, yakında çocuk
kaçırmaktan şikayet edilirsem hiç şaşmayın.

geçen gün gittiğimiz bir alışveriş merkezinin 1.90lık güvenlik
görevlisi bile adamı zapt edemedi. daha sonra bindiğimiz
takside bir süre bağırdıktan sonra sustu, elindeki şekeri açmaya
başladı ve dedi ki” şu şekerim bitsin, merak etmeyin ben yine
bağırmaya başlayacağım”. gülsem mi ağlasam bilemedim..

kendime telkin haricinde aklıma bir şey gelmiyor şu sıralar..
yani…
şükretmeliyim…
şükretmeliyim…
şükretmeliyim…

ha bir de şu faaliyetlerine bakıyorum. aslında ne kadar cinali
olduğunu görüyorum ve yine başlıyorum..


şükretmeliyim…
şükretmeliyim…
şükretmeliyim…

çılgın aşkım benim :)

can beyden not : anne lüppen(lütfen) bana aşkım deme...
tamam devam ediyorum :)
..şükretmeliyim… şükretmeliyim… şükretmeliyim…

3 Ekim 2009

yeni favorilerim..

yeni tv sezonu başladı .. dizi furyası da beraberinde..
gerçi kumanda gündüz can beyin, gece de babanın elinde olunca
pek seyretmeye fırsat bulamıyorum. ama tekrarını mutlaka
yakalıyorum..

birincisi balkan düğünü .. show tv de.. gercekten de eğlenceli.
fazla düşünmeyi gerektirmeyen, hoş bir dizi. hele o şiveli
konuşmalar süper..

diğeri ise cnbce-e deki leverage.. seyretmeyi en çok sevdiğim
polisiye tarzı. dolambaçlı yollar, süper ayrıntılı planlar, sonu hiç
beklenmedik. şiddetle tavsiye ederim..

bir de melekler korusun var. aslında bu yeni değil, ama geçen
sezon pek ilgi göstermediğimden bu sezon yeni olarak izlemeye
başladım.