öneri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
öneri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Ekim 2009

yeni favorilerim..

yeni tv sezonu başladı .. dizi furyası da beraberinde..
gerçi kumanda gündüz can beyin, gece de babanın elinde olunca
pek seyretmeye fırsat bulamıyorum. ama tekrarını mutlaka
yakalıyorum..

birincisi balkan düğünü .. show tv de.. gercekten de eğlenceli.
fazla düşünmeyi gerektirmeyen, hoş bir dizi. hele o şiveli
konuşmalar süper..

diğeri ise cnbce-e deki leverage.. seyretmeyi en çok sevdiğim
polisiye tarzı. dolambaçlı yollar, süper ayrıntılı planlar, sonu hiç
beklenmedik. şiddetle tavsiye ederim..

bir de melekler korusun var. aslında bu yeni değil, ama geçen
sezon pek ilgi göstermediğimden bu sezon yeni olarak izlemeye
başladım.

10 Haziran 2009

fikrimühim ve selva makarna...



bir süre önce fikrimühim' den davet maili aldım ve siteye üye
olmaya karar verdim. ilk deneme kampanyam ise selva oldu.

aslında beni takip edenler bilir, mutfak konusunda feci
beceriksizimdir. ancak makarna sözkonusu olduğunda hayalgücüm
nedense iyi çalışır:) ailecek makarnayı çok sevdiğimiz içindir sanırım.
gerçi sevmeyen var mı ?:)

selva ile aslında bu kapmanya ile tanışmadım. ilk defa haftalar önce
bir markette ucuz gördüğüm için almıştım ve inanılmaz hoşuma
gitmişti. bana göre en önemli özelliği çok yumuşamaması ve güzel
bir dirilikte kalması oldu.

en çok severek yaptığım makarna tarifini denedim. gerçekten nefis oldu.
acemi şef de gördüğüm bu tarif bence sebze ve balık yemeyen çocuklu
aileler için de ideal. özellikle ton balığın kokusunu hiç sevmeyen biri olarak
bu tarif bana kurtarıcı gibi geliyor.

tarif burda..

gelen deneme kutusu ise cidden görülmeye değerdi. içinden beş
paket farklı şekillerde makarna ve de çok değişik tariflerin olduğu
bir yemek kitabı çıktı. kutu ise canın oyuncak kutusu oldu:)

blogların ciddi ağırlık kazandığı bir dönemde böyle bir tarz bir pazarlama
gerçekten çok akıllıca. fikrimühim ekibini de kutlamak gerek.

not : devamı gelecek :))

24 Mayıs 2009

artık biliyorum :)

Dopamin : motivasyonumuzu fazlaca etkiler.
Bir şeyi yapma isteğimiz kalmadığında,

enerjimiz azaldığında dopamine ihtiyaç duyarız.
Dopamin düzeyini yükseltmenin en basit yolu hareket etmektir.
(Burada bir parantez açmak gerekir. Çocuklar sürekli hareket eder,
yani onların motivasyonu, enerjileri hep yüksektir.
"allahım bu enerji nerden geliyor?" diye sormuşsunuzdur mutlaka.
enerjinin sırrı dopaminde gizli. imiş !:)

bu bölüm şu an heyecanla okuduğum
Nur Eda Kasap /"Yeni Çağın Çocukları"
adlı kitaptan.. ne kadar doğru değil mi ? ben de hep merak ederdim bunu..

bu durumu en güzel bu haftasonu yaşadık yine. gerçi geçen hafta
5 gün ateşle boğuştuktan sonra aslında bu konuda hiç de
şikayetçi değilim. onu sayıklarken görmektense sürekli koşmasını,
hareket etmesini yeğlerim.

hafta sonu babamız şehir dışında olduğundan dolayı araba bize kalınca
ana oğul attık kendimizi yollara:). cumartesi önce uzuuuun süredir
görmediğim ve maalesef bana çok uzakta oturan bir arkadaşı
ziyarete gittik. çalıştığım dönemden iş arkadaşlığı ile başlayan,
sonra komşuluğa ve ardından da kankalığa kadar giden bir
dostluktu. oğlu elime doğdu ve 12 sene önce etrafımdaki
tek bebek de Kaan olunca onu feci şımartmıştım:) o da bana asıl
teyzesinden daha düşkündü. ancak herkes şehrin
bir ucuna taşınınca ister istemez zamanla koptuk.
o yüzden bu buluşma bana cidden çok iyi geldi.
eski anıları andık, dertleştik, üzüldük, sevindik.

çocukları görünce minik bir şok da yaşadım:)
Kaan omzuma gelmiş, kızı da aynı şekilde.
benim cücenin ise onlardan da aşağı kalır yanı yok.
ilk defa gördüğü insanlar karşısında o kadar olgun ve ciddiydi ki,
şaştım kaldı. hemen abiye sarıldı.sorulanlara güzel güzel cevap verdi.
beni hiç ama hiç üzmedi. onun bu şekilde büyüdüğünü görmek
çok hoşuma gitse de yaşlandığımı daha iyi algılıyorum :(

bu ziyaret bize yetmedi ve oranın ünlü göletini dedolaştık. burayı
en son gördüğümde küçüçük kirli bir göldü. ama şimdi cidden
çok bakımlı bir parka dönüşmüş. içinde bir sürü ördekler, balıklar.
gerçi o civardaki site patlamasına yeter mi bilmiyorum :)

görüldüğü üzere 1,5 saat boyunca hiç durmadan koşturdu ve
dönüş yolunda da uyumadı !



cumartesi yetmedi, pazar günü de bir arkadaşımı ve oğlunu
da alıp floryaya gittik. yanımızda bisiklet, scooter,top,uçurtma
ve bilimum oyuncağa rağmen ordan burdan topladıkları sopalarla,
taşlarla yine hiç ama hiç oturmadan tam 3 saat koştular.
valla iki anne onları seyrederken yorulduk:)

ama bu güzel görüntüler karşısında insan sadece gülümseyebiliyor değil mi :)

6 Mart 2009

mini tavsiye....

geçenlerde bloglarımın arasında gezinirken bu siteye rastladım. bu konuda hayalgücü eksikliği yaşayan benim gibi anneler için ideal bir site :)

http://www.notimeforflashcards.com/


aşağıdaki faaliyetimiz ise yine okuduğum bloglardan edindiğim ev yapımı parmak boyası ile yapıldı. ancak ben ölçüyü biraz fazla kaçırmışım. epey bir arttı. ha bir de şu gıda boyası yok mu :)
günlerce elimizden çıkmadı. ama yine de çok zevkliydi.

hatta bu tarif ile güzel jöle de yapılabilinirmiş. tadı süperdi..


1 Mart 2009

ağaç yaşken eğilir...



burası floryadaki büyükşehir belediyesi tesisleri.. bahsetmişimdir, her güzel havada biz burdayız.. mis gibi yemyeşil, deniz kenarında, birçok oyun parkı var ve en önemlisi mini bir trafik eğitim sahası var. can bisikletiyle, biz de yaya olarak mutlaka bu sahayı kullanıyoruz..
şimdiden bir çok trafik işaretini öğrendi. yayalara yol vermeyi biliyor. ışıklara mutlaka dikkat ediyor. diğer çocuklarla arasına mesafe koyuyor...

içinde bulunduğumuz ve kırmızıda geçen bir taksideki şoförü bile fırçaladı:)

güzel yurdumun bana göre en büyük problemlerinden biri bu trafik meselesi.. kurallara uyan yok, hatta birçoğu bilmiyor bile.. geçen sene bir hanım kızımız kırmızıda yanıma yanaşıp " frene basarken mutlaka arkaya bakmam gerektiğini" bana öğretmeye çalışırken deli olmuştum. hatun aslında hiçbir fren mesafesi koymadan arkamdan gelmemesi gerektiğini bilmiyordu.

bundan dolayı can 'ın şimdiden trafik kurallarını uygulayarak, yaşayarak öğrenmesini istiyorum.

tavsiye ediyorum..

ps: resimler aslında epeydir arşivde. yeni düzenleyebildim.

23 Şubat 2009

gizli formül...

takip edenler bilir.. geçen sene biz sürekli hastaydık.. 3 kez hastanelik olmuş, bir keresinde de ateş ve öksürmekten nefes alamaz hale geldiği için acilde almıştık soluğumuzu.. arka arkaya orta kulak iltihabından rotaya kadar her türlü hastalığı yaşadık. ancak bu sene ( şu an elimi tahtaya vuruyor ve " şeytan kulağına kurşun " diyorum :) ) kışı gerçekten çok hafif atlatıyoruz. en azından geçen seneye göre.. ya bağışıklık sistemi artık alıştı ya da şimdi vereceğim gizli formulümüz gerçekten de işe yarıyor :


her sabah aç karnına yarım çay kaşığı


zencefil

tarçın

zerdeçal

havlican


( tümü toz halinde )

1 tatlı kaşığı bal ile güzelce karıştırılıp macun hale getirilip cücelere afiyetle yedirilir:)

13 Ocak 2009

nacizane öneriler :)

can' a kitap almayı çok seviyorum. belki benim annem bana bunu yapmadığı ve kendi kitaplarımı kendim seçtiğim için çok özeniyorum. özellikle de görerek, okuyarak yapmayı tercih ediyorum. ama maalesef her türlü çocuk kitabını birarada bulabileceğim bir kitabevine henüz rastlamadım. tam olarak yaş aralığını veya detaylarını yeterli bulmasam da internetten de sipariş verdim, ki bazıları da korktuğum gibi yaş aralığına uygun gelmedi. bundan dolayı aşağıdaki siteye rastgeldiğimde çok mutlu oldum. çünkü tümüyle sadece çocuk kitapları üzerine:) henüz detaylı dalıp inceleyemedim. ancak çok yararlı olacağına eminim.

http://www.kipitap.com/
bunun dışında bizim 2 favori dergiyi takip ediyoruz...


meraklı minik - tübitak yayınları ( sevgili pino ile tanışmıştım bu dergiyle. şimdi vazgeçilmez oldu.)


anaokulu dergisi - boyut yayın grubu

favori kitaplarımız ise şu sıralar şunlar :