8 Ekim 2006

e biraz da olumlu seylerden bahsedelim..

degil mi ama ? hep şikayet hep dırdır.. evet olumlu seyler de var hayatimda. en onemlisi etrafımdaki insanların gercek yuzunu gordum artık. onlardan uzak duruyorum. onların pek umurunda oldugunu sanmıyorum gerci. ama en azından artık ben neden, nicin diye kafamı yormuyorum. digeri ise kociş.. garip bir şekilde bana ve ogluna, özellikle de ogluna cok düşmeye başladı. artık bir koca ve bir baba oldugunun sanırım farkında. ve bundan da kaçamayacagının :) oysa işten ayrılıp oğluma ben bakacağım dediğimde başlamıştı problemler. sanki yıllar boyu çalışan ben değildim. ve birçok zaman maddi ve manevi ondan cok daha üstün poziyonlarda.. aylarca beni köşeye sıkıştırmaya çalıştı. kendimi gerçekten çok aciz hissetmeye başlmıştım. ev ve çocukla ilgili herşeyi bana yıktı. o çalışıyordu ya.. onemli olan oydu... bunları artık aştık galiba.. ya da yaşlanıyoruz sanırım :) sizce ?

hersey boyle rahat olsa ...


oglum cok rahat. annesinin aksine allaha şükür:) gittigi her yerde kendini sevdirmeyi bilir. daha 7 aylikken bile etrafa gülücükler atarak pozitif bir enerji yayardi. aglamayı sevmezdi. e şimdi artık büyüdü. hatta kızları sıkıştırmaya bile başladı. ama her kızı da degil. gerçekten güzel kızları:) onun bu rahat halini cok seviyorum. benim cekingenligimden birsey almamasından dolayı cok mutluyum. ondan ders almalıyım sanırım :) cocukların bu saf ve onyargısız yaklasimlari herkese ornek olsa dunya ne kadar rahat olurdu. degil mi ?

27 Eylül 2006

dikkat bozuklugu diye birsey..

bugun oglum oyun grubuna basladi. ve evde de yaptigini aynen orda yapti. kendi kurallari ile oynadi :) masada oturmadi. cizim yapmadi. soylenenleri dinlemedi. yuva icinde kesfe cikti ve diger odalari dolasip dolaplari karistirdi. karnimda bile inanilmaz hareketli bir bebekti. ozellikle musteri toplantilarima bayilir ve yorumunu katardi :) 5 ayliktan itibaren ise tam anlamiyla bir cin ali kesildi. 7. ayindan itibaren emeklemeye, 9. ayda siralamaya ve 12. ayinda yurumeye basladi. onu durdurmanin imkani yok. bunun ne oldugunu arastirirken iste bu kavram cikti karsima : dikkat bozuklugu. hatta daha da ileriye gidersek : hiperaktivite. gunumuzun moda kavrami. herkes yaramaz cocuklar icin bu kelimeyi kullaniyor. oysa bu gercekten bir problem. ve bugün bunu ilk defa bir psikologun agzindan duydum oglum icin.
oglis daha 23 aylik ama tum belirtileri var :( ben ise cok sabirli bir anne degilim maalesef. zaman zaman ciddi ciddi aglama krizler geciriyorum. hatta onu sarsiyorum. ve sonra da kendimden olesiye nefret ettigim icin tekrar krize giriyorum. cok uzgunum. onun icin ne yapabilirim bilmiyorum ..sonuc mu : mutsuzlugun paradoksu ..

hedeflerim

her zaman hedeflerim vardi. döneme göre bu hedefler hep degisirdi. ama hic birini de istedigim gibi sonuclandiramadim. en son ornek de bu blog iste.. hergun yazmaya karar vermistim. goruldugu uzere 14 gun gecmis uzerinden. soyle uzun uzun dertlesmek istiyordum oysa.. bunu bile beceremedim.