20 Mart 2009

nazarım değdi sanırım...


işte birkaç gündür aynı bu pozisyondayız...ancak ben gülümsemiyorum tabii..
daha birkaç gün önce allah şükür bu sene fazla hasta olmadık dememiş miydim..
sözümü geri aldım.. şu an öyle hasta ki, iğne bile olmak zorunda kaldı..
ben de elbette o iğne olurken onunla birlikte oluyor gibiyim.. resmen kriz geçiriyor..
ancak doktorumuzun söylediğine göre şu sıralar bu virüs o kadar kötüymüş ki, şurup şeklindeki antibiyotik etkili olana kadar çook daha hızlı bir şekilde ilerliyormuş...
gerçekten de bu kadar çok ilaç almasına rağmen 3 gündür ateşi normale dönmüyor...
bundan dolayı buralardan ve sizlerden biraz uzak kalacağım şu sıralar.:(

17 Mart 2009

hırs...

güzeldir.. ben de hırslıyımdır.. tabii ki dozajında.. herseyde olması gerektiği gibi.. hırs olmadan hayatta ilerlenemeyeceğini de düşünürüm.. o yüzden cücemin şu cümlelerini duyunca mutlu oldum..

bilgisayarda oyun oynuyor.. oklarla oynanan bir oyun.. karakteri ilerletiyor, ama bir noktada hep düşürüyor.. kendi kendine konuşuyor...

can : yapacağım...

olmuyor.. tekrar..

can : ben bunu başaracağım...

tekrar.. tekrar...

can : olmalı. bunu yapmalıyımmm...

epey bir tekrar sonrası başarıyor !!

onunla gurur duyuyorum..

kendimle de gurur duyabilir miyim :))

12 Mart 2009

geçmedi...

evet maalesef kriz bizi de teğet geçmedi. kardeşimin grafik tasarımcısı olarak çalıştığı şirket gecen ay kapandı. aslında bu kapanmanın krizden çok şapsal ve aciz işverenle alakası vardı ya , neyse.. elbette bu hepimiz için şok oldu. kardeşim ilk defa işsiz kaldı yenisini bulması imkansız gibi görünüyor, annem panik oldu ama içine atıyor, ben inanılmaz derecede üzüldüm. sonuç olarak kirada oturuyorlar. çok yüksek sabit giderleri var ve freelance çalıştığı ufak tefek işler dışında maalesef elinde birşey kalmadı. en sonunda -sanırım- en doğrusunu yaparak kendi ajansını kurmaya karar verdi.

aşağıda onun hazırladığı tanıtım sayfasını ekliyorum. kardeşim olduğu için söylemiyorum işinde de gerçekten de çok iyidir. belki bu tarz bir oluşumu arayan birileri vardır.. bu konuda mailimden de ulaşabilirler.

not: fotograf üstüne tıklanırsa detaylar daha net belli olacaktır.

10 Mart 2009

inanılmaz :)


pazar günümüzü aynen böyle bir ormanda geçirdik. henüz bu denli yeşil olmasa da güzeldi belgrad ormanı. belli belirsiz çiseleyen yağmurun altına güzel bir yürüyüş yapalım dedik.
ama yürüyüş parkurunun tam 5 km olacağını nereden bilebilirdik ! :)
suda zıplamaya, çamurda oynayamaya bayılan can için bu ideal bir gezi oldu. ayağında yağmur çizmeleri, elinde sopasıyla koştu, zıpladı, düştü, kirlendi:) ama 2 km sonrasında artık şikayetler başladı. biz bu kadar dayanmasına bile şaşmışken, o 1 km daha devam etti. ( maşşşalllahhhhh :) ) en sonunda kucağımızda devam etti yola. elinde bisküviler babasının tepesinde mutlu mesut etrafı kestirdi. bir süre sonra dayanamadı, geri yürümek istedi :
can : anne biliyor musun, bazen gücümüz azalır. o zaman yoruluruz..
anne : evet ?
can : ama ben şimdi bisküvi yedim. o yüzden tekrar gücüm doldu. yürüyebilirim..
anne baba : :))
bir süre sonra oturacak bir yerler bulduk da biraz dinlendik. biz oturduk. baba arabayı almaya gitti.
hava güzeldi, mis gibi bir orman havası aldık. iyi geldi. gelecek haftasonuna kadar yeter umarım :)
maalesef fotograf makinamız bozulduğu için resim çekemedik.