25 Kasım 2009

dikkatli adam..



bir alışveriş merkezinin tuvaletindeyiz. önce ona yaptırdım.
sonra da onu kapının önünde dikip -sürekli yaptığım gibi-
tembihledim. ( geçenlerde ikea da çıkıp gitmiş, servis kapısını
açarkan yakalamıştım. deliye dönmüştüm)
anne : cano. sakın bir yere gitme. burda kapının önünde dur.
ayaklarını hep görmeliyim. kimseyle konuşma......
can : tamam anne.. tamam...
sonunda kapıyı kapatabildim. o anda birkaç kişi girdi.
can 'dan bir iki saniye sonra şu cümle geldi : sakın beni kaçırmayın !
tamam mı ?
herhalde bir avm tuvaletinin duyduğu en yüksek kahkaha koptu
o anda ....
not : dönmeye çalışıyoruz. halimiz yok pek, keyfimiz de..
zati özlenmemişiz de:)))

27 Ekim 2009

mecburi ara...

hafifleyip geliyoruz:)

26 Ekim 2009

rahmi koç müzesi eğitim atölyeleri..

babamız seyahatte. arabayı kapınca her zaman gidemediğimiz yerlere

atıyoruz hemen kendimizi:)

epeydir niyetlendiğim bir yere gittik cumartesi.

rahmi koç müzesi anasınıfı eğitim atölyesine..

özellikle bu haftaki konu tam oğluşa göre diye çok sevinmiştim.

ancak parmak boyası ile yapılan faaliyetlere bayılan benim oğlan

ilk 15 dakikada sıkıldı. üstelik elinin altında istediği renkte ve miktarda

boya, kağıt ve de çok tatli bir öğretmen olmasına rağmen :(

buket hn çok sabırlı, bir o kadar da pozitif enerji saçan gencecik

bir öğretmen. ben çok sevdim. sanırım benim bücür de çok

hoşlandı ki, resmi bırakıp "öğletmenim " diye sürekli sırnaştı :))

1.5 saatlik sürenin sonunda da bir güzel yine müzeyi geztik.

aslında bu eğitimler müzenin önüne yerleştirilmiş fenerbahçe

vapurunda yapılıyormuş. ancak şansımızdan o gün tadilat

olduğundan dolayı müzenin içinde yapılmış:(

resmin konusu ise : köpekbalığı ve tekne olmalıydı.

canocan ne yaptı : köpekbalığı ve anne :))))

üstelik anne köpekbalığını tutuyor. yoksa tersi miydi :)))

hansel ve gretel..

geçen pazar günü ilk defa ana-oğul tiyatroya gittik. daha önceki sinema
tecrübelerimize benzeyecek diye korktum, ama boşa çıktı. başta herşeye
olduğu gibi istemiyorum diye itiraz etse de , severek ve her cümleye
müdahele ederek izledi:) üstelik kendi gibi çılgın bir de abi buldu.
yuvada iken nerdeyse 10 günde bir gidiyorlardı. öğretmeni onun
hep en ilgili çocuklardan biri olduğunu söylerdi. sinemaya her
gidişimiz fiyasko ile sonuçlandığından dolayı pek inanamıyordum.
bundan sonra sinema yerine bol bol tiyatroya gideceğiz.

bu arada oyun da şu . gerçi bildiğimiz hansel ve gretelden biraz
farklıydı ve bana göre biraz da fazla yavaştı. ama çocuklar eğlendi.
hele ki benim oğluş herşeye burnunu soktu :))