16 Ocak 2007

bu ev nasıl toplanır ?...



yine..

hastayız. bir türlü toparlanamıyoruz. üstelik bu defa ben de yorgan döşek yatıyorum. anneanne gelip ikimize bakıyor. o olmasa ne yapardık bilmiyorum. oysa bu yılın başıyla birlikte hergün buraya yazmaya karar vermiştim. boyle ara verince de yazmak istedigim konular da birbirine giriyor ve hevesim kalmıyor.
yılbaşı ve bayram sıradan bir şekilde geçti. farklı olarak bayramın 2. günü darıca hayvanat bahçesine gidelim dedik. bücür bey görmese de birçok hayvanı tanıyor ve seslerini taklid ediyor. ilgisini çekeceğini düşündük. kimi zaman çekti de . ama birçok hayvana ilgi göstermedi. çok huysuzdu. uykusu geldi. devamlı kucak istedi. ilgi gösterdiği tek hayvan ise tavsan oldu :) biz de ısrarla o pis kokuların içinde onu mutlu etmeye çalıştık. evet çok kötü kokuyordu. hayvanlar çok pis ve bakımsızdılar. kafesleri o keza. yazık olmuş buraya.
tatil dönüşü günlük mesaimiz başladı. bücür bey oyun grubuna devam etti. ben de ev hanımlığına. yani modern hapis hayatıma. evet resmen kendimi dört duvar arasına hapsedilmiş hissediyorum. bücür beyin düzeni bozulmasın diye de çok farklı birşeyler yapamıyorum. ne gündüz ne de gece. çalışmayı sosyal olmak adına o kadar çok özledim ki. ama biliyorum ki , çalışmaya başlarsam da bücür beyi deli gibi özleyeceğim. herşeyi öylesine oluruna bıraktım ki bu bana çok acı veriyor. hayatım elimden kayıp gidiyor.

27 Aralık 2006

bugün

bücür bey delirdi. oyun grubundan sonra anneanneyi ziyarete gidelim dedik. bugün evimde temizlik var ve bende bu zamanlarda evde olmaktan nefret ederim. çalıştığım dönemden kalma bir alışkanlıktır. temizlikçi kadın da yalnız kaldığı için çok mutlu olur ve daha iyi temizler ( ya da bana öyle gelir) . bu ziyaretlerimizde bücür beyimiz hep arabada uyur ve anneanneye geldiğimizde uyumaya devam eder. ancak bugün bu olmadı. eve girer girmez uyandı ve adam ilk defa tüm gün uyamadan ayakta kaldı. ne yaptıysak uyutamadık. e hal böyle olunca tüm gün sersem sebelek dolaştı. vukuatları : bir tabak ve bir bardak kırdı, bilgisayarin önündeki döner sandalyeden aşağıya uçtu, dolapları açtı ve dikiş kutusunu aşağıya cekmeye çalıştı( anneanne havada yakaladı), buzdolabı 30 kere açıldı, 31.de raflarını tırmanmaya çalışırken düştü, çekmecedeki tüm kaşıklar çatalları toplayıp oyuncak yaptı, orta masayı cd kalemiyle çizdi( anneanne nasıl çıkaracağım diye şimdi kara kara düşünüyor) yani anlayacağınız o sersem sersem dolaşıyorken bizim de haşatımız çıktı. nerden buluyor bu çocuklar bu enerjiyi..