10 Mart 2009

inanılmaz :)


pazar günümüzü aynen böyle bir ormanda geçirdik. henüz bu denli yeşil olmasa da güzeldi belgrad ormanı. belli belirsiz çiseleyen yağmurun altına güzel bir yürüyüş yapalım dedik.
ama yürüyüş parkurunun tam 5 km olacağını nereden bilebilirdik ! :)
suda zıplamaya, çamurda oynayamaya bayılan can için bu ideal bir gezi oldu. ayağında yağmur çizmeleri, elinde sopasıyla koştu, zıpladı, düştü, kirlendi:) ama 2 km sonrasında artık şikayetler başladı. biz bu kadar dayanmasına bile şaşmışken, o 1 km daha devam etti. ( maşşşalllahhhhh :) ) en sonunda kucağımızda devam etti yola. elinde bisküviler babasının tepesinde mutlu mesut etrafı kestirdi. bir süre sonra dayanamadı, geri yürümek istedi :
can : anne biliyor musun, bazen gücümüz azalır. o zaman yoruluruz..
anne : evet ?
can : ama ben şimdi bisküvi yedim. o yüzden tekrar gücüm doldu. yürüyebilirim..
anne baba : :))
bir süre sonra oturacak bir yerler bulduk da biraz dinlendik. biz oturduk. baba arabayı almaya gitti.
hava güzeldi, mis gibi bir orman havası aldık. iyi geldi. gelecek haftasonuna kadar yeter umarım :)
maalesef fotograf makinamız bozulduğu için resim çekemedik.

6 Mart 2009

mini tavsiye....

geçenlerde bloglarımın arasında gezinirken bu siteye rastladım. bu konuda hayalgücü eksikliği yaşayan benim gibi anneler için ideal bir site :)

http://www.notimeforflashcards.com/


aşağıdaki faaliyetimiz ise yine okuduğum bloglardan edindiğim ev yapımı parmak boyası ile yapıldı. ancak ben ölçüyü biraz fazla kaçırmışım. epey bir arttı. ha bir de şu gıda boyası yok mu :)
günlerce elimizden çıkmadı. ama yine de çok zevkliydi.

hatta bu tarif ile güzel jöle de yapılabilinirmiş. tadı süperdi..


4 Mart 2009

nihayet...:)



güneşşşşii gördük :))



biz de hemen kendimizi çayıra çimene attık. pazar günü emirgandaydık.

can koştu, tırmandı, zıpladı, hopladı, eğlendi.

biz de onu seyrettikçe eğlendik :)

3 Mart 2009

dede mi.. çocuk mu ...

koltukta gerinerek kendine gelmeye çalısır ..


anne : oğlum.. hasta mısın ?


can : evet anne.. rahatım yok..


-------------------------------------------

halının üstünde sürünüyor...

anne : oğlum ne oldu ?? gelsene yanıma..

can : of anne.. hiç keyfim yok..


------------------------------------------


sürekli çişe kakaya koştuğumuz bir günde ..



anne : of can.. bugün de tuvalete koşmaktan canımız çıktı yahu..

can : hehehe.. evet anne.. üşütmüşüm ondan ..

-------------------------------------

şimdi buna "büyümüş, yaşlanmış, dede olmuş da küçülmüş" mü denir acaba :))