bloglar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bloglar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Aralık 2009

iyikidogduk...:)

bu siteyi uzaklardaki kardeşim sevgili serrose büyük umutlarla
başlatmıştı.. ben de şu son aya kadar hiç aksatmadan kutlama
kartlarını göndermiştim. arada maalesef kaybolan da oldu.
onlara hatta ikinci kez gönderdim. postcrossing'ten dolayı çok
sevdiğim bu kartlaşma olayını blog aleminde, hem de anlamlı
bir sebeple oluşturabiliriz diye düşünmüştüm. yanılmışım :(
maalesef bana sadece tibet'in annesi ve nazpek'ten geldi.
biraz gecikmeli de olsa onlara çoook teşekkür ediyorum.
serrose bu konuda en son bir duyuru da yaptı. umarım
bundan sonra da istikrarlı oluruz. gerçekten çok güzel bir
hatıra :)

not : asıl blog şifreli elbet. ilgilenenler serrose'un sayfasından
ulaşabilirler.

28 Ağustos 2009

kaynana ... :)



bugün bir mağazada önümde "yaşlıca" iki kadın yürüyordu..

ister istemez konuşmalarına tanık oldum...

1. kadın : buraya neden geldik cicim ?

2.kadın : e gelin bana pyjama almış. ona bakacağım.

1. kadın : nasıl ? nesine bakacaksın ?

2. kadın : fiyatına tabii ki.. bakalım bu gelin kişisi bana kaç

liralık pyjamayı layık görmüş...

ben : ???!!! ::))))


valla aynen böyleydi.. kulaklarıma inanamadım:)

allah o geline sabır versin..


bu arada kaynana resimleri ararken şu kitaba denk geldim.

eğlenceli bir şeye benziyor. benimki, biz evlendikten bir

ay sonra vefat ettiği için bu gelin kaynana durumunu pek

yaşamadım.
ama yaşayanların maceralarını okuyorum. mesela sevgili

prima rima nın :) işine yarar mı acep?:)

29 Nisan 2009

PTT maceralarım...



sanırım ptt ile alakam olmayalı bir asır olmuştu. hele ki internet, mailler, cep telefonları
çıkınca iyice kopmuştuk sevgili ptt ile :)

ta ki sevgili serrose 'un bahsettiği postcrossing ile tanışıncaya kadar.. poscrossing kart alışverişi sitesi..siteye üye olup adresinizi veriyorsunuz. başlangıçta da 5 adres
ediniyorsunuz. bu kartlar karşı tarafa ulaşıp size verilmiş olan numarayı
kaydedince yeni adres edinme hakkı edinmiş oluyorsunuz.
başlangıçta can sıkıntısından üye olduğum bu olaya şimdi çok severek
katılmaya başladım. hayatta alakamın olmayacağı ülkelerden kartlar aldım, hatta
2 si ile mektup arkadaşlığı başladı. kartlar ve özellikle de pullar harika. birçoğu da
zaten bunu pullar için yapıyormuş. bunların arasında gelen bir tane ise beni
çok etkiledi. gelen kart 8 aylık bir bebeğin ağzından yazılmıştı. bunu babasının
başlattığını ve büyüyene kadar onun için biriktireceğini yazıyordu.
ben de bunları minik cüceme koleksiyon yapmaya karar verdim. belki o da
büyüdüğünde bunu devam ettirir.
serrose hızını alamadı ve bu işin bir çeşit yerli versiyonunu uygulamaya başladı.


bu olay için de uygun kartpostal bulup göndermek gerekiyordu.

bu aksiyonların sonucunda 2 olayı anlamış oldum :) birincisi memleketemizde

kartpostal seçeneğinin çok az olmasıydı, ikincisi de her ptt şubesinin kafasına göre

darvanmasıydı. birinci için en sonunda cağaloğluna indim ve üretici satış mağazalarını

buldum. ancak ikinci için hala bir çözüm bulamadım :)


1. ilk gittiğimde işin biraz acemisiydim ve çalışanın da işine geldiği için bana

sormadı bile, direkt makinadan geçirip tümüne 50 kuruş aldı.

2. ikincisinde merkez şubeye gittim ve benden avrupa için 50 kuruş, daha

uzaklar için de 80 kuruş aldı. "ilkinde benden sadece 50 luruş alındı" dediğimde

ise "yanlış alınmıştır" dedi. peki dedim.

3. üçüncüsünde bana aslında uzak olan, ama başka bir olay için gittiğim bir

şubeden göndermek istedim. bu defa da demesin mi avrupa için 60, daha uzak

için 85 kuruş diye. "nasıl ya" dedim !! "herkes farklı mı alıyor?"

" yo" dedi hatun " yanlış almış." peki dedim.


4. dördüncüsünde bana sormadan makinadan geçirmeye kalkışınca itiraz edip pul

istedim. "ama bende sadece 85 kuruşluk var" dedi. "nasıl ya" dedim yine !!

"e ne yapayım, sonuç olarak benden pul isteyen yok pek, ben de ciro hakkımı

pula harcayamam " dedi. peki dedim.

5. beşincisinde pul bile yoktu !

6. yine merkez şubeden attım ve benden yakın için 50 kuruş, uzak için 80 kuruş aldı.

" peki daha önce 60,85 aldılar " dediğimde. " yanlış almışlar" dedi !!

ha bir de hangi şubeydi diye sordu. söylediğimde ise açıklaması inanılmaz eğlenceliydi.

" ha o şube geçenlerde soyuldu. sanırım kafaları karışmış." :)))


tüm bu ziyaretlerden edindiğim sonuçlar :

- çalışanlardan pul istemek veya yapıştırmaları inanılmaz eziyet gibi geliyor.

- her şubedeki ciro, dolayısıyla da oradaki malzemeler çalışanın keyfine kalmış.

- en iyisi bu gönderimi merkez şubelerden yapmak.

16 Nisan 2009

suçlu ...

işte bu kitap :)) uzun süredir herkesten uzak kalma sebebim:)

hatırlarsınız, bir süre önceki bloglararası hediyeleşme
sonucunda sevgili çınar tarafından hediye edilen kitap bu...

elime aldım ve bırakamadım.. cidden hiçbirşey ile
ilgilenmeden okumayı özlemişim...
bundan dolayı bilgisayarın kapağını bile açmak istemedim.

çok aşırı tasvir ve ayrıntıya girmediği için konu çok akıcı.
dünyanın iki ayrı köşesinde aynı gün doğan ve bir noktadan
sonra hayatları kesişen iki insanı anlatıyor.

eski trt günlerinde " ellis adası" diye bir dizi vardı,
o dönemde hiç kaçırmadığım bir diziydi,
alternativi de yoktu ya zaten. kitabın konusu bu diziyi andırıyor..

özellikle uzun vadede geçen olayları anlatan roman ve filmleri severim.
seçim çok doğru . bir kere daha teşekkürler çınar:)

bir kaç gün sonra herkesi ziyarete geleceğim :))


hmmm bir de şu blog ödülleri durumu var..
yarışan bloglarda genelde direkt siteye yönlendiren bir link var.
ancak ben ne yaptıysam bu bannerlerden birini alamadım.
benim linkim http://2009.blogodulleri.com/blog/can-bey-ve-annesi..
o denli profesyonelce hazırlanmış blog arasında iddiam pek yok
ama hani olur da boş vaktiniz olur, uğrar bir tık ederseniz sevinirim:)

5 Nisan 2009

umutla takip ediyorum...

http://laraakmehmet.blogspot.com/

belki siz de...

belki umutlar birleşince..

25 Mart 2009

ben çok mutlu oldum :)

yaprak'ın annesi sevgili ipek beni 2009 Blog ödülleri için aday göstermiş.

kendi halinde bir günlük yazarı olduğunu düşünen biri olarak gerçekten inanılmaz mutlu oldum :))

beni bu tarz bir etkinliğe uygun gördüğü için ipek' e çoook teşekkür ediyorum :)

18 Şubat 2009

ödüllendirildim :)))




sevgili siyap , ipek , aslı , koza ve nihan beni buna layık görmüşler. çok hoştur ki, moralimin pek de iyi olmadığı zamanlarda bu ödüllerin gelmesi beni inanılmaz mutlu ediyor.
biliyorum bu ödülün gereği 7 blogu seçmem gerekiyor. ancak ben listemdeki tüm blogları severek okuyor, onlardan çok şey öğreniyor ve mutlu oluyorum. o yüzden öncelikle beni seçen ve bana yorum bırakan tüm arkadaşlar olmak üzere " ı love all my blogs " :))
teşekkürlerrrr :))))

sakin olmalıyım ....

bir önceki posta gelen yorumlar için çok teşekkürler.. sanırım biraz daha sakin ve sabırlı olmalıyım ki o da daha sakin olsun.. en doğru tespit zaten çocukların, anne ve babanın aynası olduğu...

bu yorumlar çok da kötü bir anne olmadığımı hatırlattığı ve aslında bir tek benim de başıma gelmediğini göstermesi açısında da çok değerli..


yalnız olmadığımı bilmek çok güzel :)

biraz daha akıllı ve sakin can'dan size minik bir hediye :)

13 Şubat 2009

geldiii:))



sevgili evvelzamanicinde ve seraptan 'ın organize hediye kitap çekilişi kitabım dün akşam geldi:)
jeffrey archer - kane ve abel isimli kitap hediyem. bu yazara ait henüz bir kitap okumadığım için çok iyi geldi:) çok teşekkür ediyorum çınar... üstelik sadece kitap değil, bir de süpriz vardı paketin içinde.ufak şık bir saat aldım:) ve bu durum çok enteresan oldu.. çünkü mutfağımdaki saat bir süre önce bozulmuş, yenisini alsam mı almasam diye düşünürken bu hediye cuk diye oturdu. telepatik bir durum mu var acaba :))
bu hediyeleşme bana 2 önemli olayı ortaya koydu.
birincisi el yazısıyla bir kart, bir mektup almayalı yıllar olmuştur. herşeyi mail ile yaptığımız bu devirde aslında bu tarz haberleşmeyi ne çok özlediğimi hatırladım :)
ikincisi ise çok yeni ve değerli bloglarla tanışmam oldu :)
umuyorum bu tarz etkinlikler tam hız devam eder .. teşekkür ederim evvelzamanicinde ve serap :)

3 Şubat 2009

sobe...

sevgili talhanın annesi beni sobelemiş :

KONU:yakınınızda bulunan ilk kitap



1. 161.sayfayı açmak
2. 5.cümleyi okumak
3. blog sayfasına yazmak
*en güzel kitabı veya en güzel cümleyi seçmeden direkt gözünüze çarpan en yakınınızdaki kitap ve söylenen sayfa söylenen cümle
*5 blog arkadaşını sobeleyip onların okuduklarını görmek

benim en yakınımdaki ilk kitap şu an okuduğum almanca bir kitap. bundan dolayı okuma sırasında olan yakınımdaki 2. kitabı yazıyorum :



Adam Fawer - Olasılıksız

"haydi gel!" dedi Caine'in omzuna kolunu atarak.

evet arkadaşlar sıra sizde.:)

Nihan
Esra
Figen
Şirin
Neşe

2 Şubat 2009

en güzel hediye...




nedir diye sorulduğunda hiç düşünmeden vereceğim cevap kitap tır. ben de hediye almak durumunda olduğumda genelde kitap hediye ederim. hatta oğlumun yuvasındaki doğumgünlerinde de onun arkadaşlarına da hediye olarak kitap alırım. bu durumda benim gibi kitap delisi biri için şu faaliyet süper birşey oldu :) sevgili evvelzamaniçinde blogunda duyurduğunda hemen listeye dahil oldum.

buna benzer bir hediye gönderimi uyesi olduğum bir anneler grubu da yapardı ve kapıda hiç tanımadığın bir insandan gelen bir kargoyu teslim aldığında yaşadığın heyacan gerçekten çok güzeldi. eğer bu bir de kitap olursa bence bu zevk tarifsizdir:)

teşekkürler evvel zaman içinde :)

2 Ocak 2009

ben de ben de :)





ya su siralar bana oyle geliyor yoksa gercekten de bir baby boom durumumu var :))


o kadar cok yeni bebek haberi aliyorum ki sasiriyorum ...


sadece cevremde degil, bloglarda, unluler arasinda..


ama ozellikle de bloglarda..


gecen aylarda evden cikilamiyacak kadar kotu bir kar firtinasi falan oldu da benim mi haberim olmadi :)


ya da krizden dolayi herkes eve kapaninca sonuc bu minik fasulyeler mi oldu :)


ne olursa olsun bu donemde 2. bir cocuga cesaret edenleri gercekten kutluyorum..


valla okudukca ben de cooook ozenmeye basladim. hatta simdi bir de kizim olsa ne guzel olurdu diye dusunup duruyorum. o bebek kokusunu cidden cok ozledim..


ama bu sartlar altinda bu mumkun degil. bu yastan sonra sanirim 2. bir cocugu kaldiramam. ne maddi ne de manevi olarak :)


yine de hayali bile guzel :))




30 Ekim 2008

blog arkadaşlığı...




bu ödül blogları gezmeye başladığında psikolojik olarak en kötü günlerimi yaşıyordum. bu günlerde her konuda olduğu gibi bu konuda da alınganlık seviyem en üst noktadaydı. ilerledikçe kendimi hiç bir listede görmediğim için gerçekten üzülmeye başlamıştım. ama şimdi değil bir, tam 3 arkadaşımdan geldi bu bana. sevgili nihan, figen ve emine' den :)

özellikle nihan ve figen in de gerçekten yanımda yerleri ayrı. çocuklarımızın yaşça hemen hemen aynı dönemlerde olmaları, üçümüzün aşağı yukarı aynı zamanlarda yazmaya başlamamızdan ve henüz sanal da olsa birbirimizin "dilinden" çok iyi anlamamızdan kaynaklanıyor sanırım. henüz diyorum, çünkü blog arkadaşlarımla mutlaka bir gün yüzyüze görüşmek istiyorum. inanıyorum şu anki "gerçek" arkadaşlarımdan daha gerçek ve dost olacaklar.

ama emine de en çok severek okuduğum bloglarımdan biri. talhanın maceralarını öyle güzel anlatıyor ki, en kötü zamanında bile insanı gülümsetiyor.

sanal dünya yalan dünya derlerdi hep. ama ben internete girmeye ilk başladığım dönemde edindiğim sanal arkadaşlarımla bazılarıyla hala görüşüyorum. elbette her alanda olduğu gibi bu alanda çok istismar oldu ve hala oluyor, ancak doğru noktada sağlam durduğun sürece asla kötü şeyler olmuyor.
bloglarda da zaman zaman kavgalara denk geldim. gözlerime inanamamıştım. insanlar sanal da olsa kavga etmeye, birbirlerinin arkasından laf yetiştirmeye ne meraklıymış. hatta benim de yazdığım bir yazı için özelime mail atıp polemik yaratmak isteyenler bile oldu.

ama olsun. blog yazmayı seviyorum, arkadaşlarımı yazılarını okumayı çok seviyorum, onlarla aynı şeyleri yaşadığımı ve yalnız olmadığımı bilmek çok iyi geliyor.

bundan dolayı beni okuyan tüm arkadaşlara bu ödülü gönderiyorum ve aşağıdaki şarkıyı hediye ediyorum :) ( teoman - istanbulda sonbahar)