13 Temmuz 2008

ikea.. büyüklerin cenneti, küçüklerin eziyeti

daha önceki gidişlerimizde can'ı yanımıza almamıştık. bu sefer Meydan alışveriş merkezini de ziyaret edelim dediğimiz için onu da yanımıza aldık. yol çok şaşırtıcı derecede boştu ve köprüyü çok rahat geçtik.



Meydan düşündüğümden daha basit geldi. ben daha fazla hareket beklemiştim. çocuklar için de sadece iki alet vardı. tren ve ufak bir atlıkarınca. e tabii ki can bey her ikisini de denedi:)




anneanne ve torun atlıkarınca sırası beklerken :



satranç taşları itina ile düzenlenir :)




sonrasında ikeaya geçtik. tanrım o ne kalabalıktı öyle. can bey de oturduğu yerden eline geçirebildiği herşeyi poşete atıyor, arkasından da biz geri çıkarıyorduk. hele ki çocuk bölümüne gelince kendinden geçti. örnek odaları karıştırdı. yere dökülen oyuncakları topladı ( keşke bunu odasında da yapsa ). gördüğü tüm oyuncak paketlerini alışveriş poşetine attı.

bu kadar hareket sonrasında çoook yoruldu ve kendine hemen dinlenecek yer buldu :)





bu kadar koşturma ve telaş sonrası biraz da şu ünlü köftesinden tadalım dedik. ama ne mümkün. o kadar kalabalıktı ki, sadece can'a birseyler alıp çıktık. nerdeyse oturacak yer bile bulmak imkansızdı. biz de 3 saatlik yorgunluk ve koca koca birkac poşet ile geri döndük:)

8 Temmuz 2008

biz asla adam olmayacağız !!

geçen senenin başında florya şenlikköy sahilindeki yeşil alanları keşfetmiştik. o dönemde daha yeni düzenlemeleri bitmiş, hatta oyun parkları bile daha tam yerleştirilmemişti. bu kadar yakınımızda, üstelik deniz kenarında, koca koca ağaçların olduğu ve rahatlıkla örtülerimizi serip oturabileceğimiz mangal kokuları olmayan mis gibi tertemiz bu parka bayıldık. her fırsatta gitmeye başladık. insanlar keşfetmeye başladıkça eskisi kadar tad vermemeye başladıysa da biz hala gitmeye devam ediyoruz.

ancak her güzel olay da olduğu gibi biz burayı da yavaş yavaş mahvediyoruz. her yerde kocaman "mangal yasak" diye yazsa da mangal yapılıyor.ya da küçük tüpler görüyorsunuz. insanlar nerdeyse tüm mutfaklarını getirmekte zorlanmasa da çöplerini götürmemekte hiç sakınca görmüyorlar. üstelik nerdeyse her 10 mt de bir çöp tenekesi olmasına rağmen. her yer ve özellikle de çocuk parkları çekirdek kabukları, sigara izmaritleri ile dolu ! hele ki o oyun parkları içler acısı :( çocukların yerine anne ve babaların bindiği tahtarevalli ve salıncakların çoğu kırık. tırmanma ipleri koparılmış. ve en kötüsü de oyun parklarının zeminine yapıştırılan kauçuk tarzı halının parça parça koparılması. gözümün önünde bunu yapan çocuğun annesi de seyredip çekirdek çıtlatıyordu. ne bir uyarı, ne bir kızma.

allahım biz nasıl bir nesil yetiştiriyoruz ????


neden bizler güzellikleri bozmaya bu kadar meraklıyız ????


neden adam olamıyoruz ??????



neyse bu kadar olumsuzluklar arasında bir kaç tane de güzel görüntü :)










3 Temmuz 2008

:) inciler..

banyoda bir sivrisinek keşfeden cani anne onu öldürmeye çalışırken can bey seslenir :

" anne , onu öldürme. o daha mini minnacık bir şinek.. yaşık ona !"

e tabii sevgi dolu bir çocuk olsun diye her türlü börtü böceği sevmesi öğretilirse olacağı budur :)
------------

can : " anne.. biliyoy musun bizim iki popomuz val."

anne : " ? efendim..?"

can : " e bak anne. bi popo ( önce sol taraf gösterilir) bulda, 2. popo bulda ( şimdi de sağ taraf gösterilir.)"

anne : " hmmm. tamam.." :))
-------------

parkımızdaki kum çok kirlendiği için orda oynamasını istemiyorum ve her gidişimizde bununla ilgili savaşa veriyoruz.

anne : " can parka gidelim mi?"

can :" hayır"

anne:" neden?"

can:" kuma gilebililim belki" ( yani türkçesi : kendimi tutamam kumla oynarım:) )

-------

anneanne ve teyze ile markete gittik.canla ben önden çıktık ve arabaya yerleştik. ancak onlardan iz yok.. epey bir bekledikten sonra can beyin yorumunu :)

" anne, bunlay kendilerini kaybettiler . "

---------

can beyin türküsünü:

kızlal kızlal öllem mi
yanagınızdan öppem mi
siz ananızın koynunda
ben soguktan öllem mi

süt banyosu:)

kimin aklına dondurmayı heryerine sürmek gelir ? tabii ki can bey'in :)