5 Şubat 2009

bunu biliyor muydunuz ?:)


burdan öğrendim...

yuhuuuu kutlanacak kutsal bir günümüz daha oldu :))))

ne de olsa çoğumuz bağımlısıyız :))

4 Şubat 2009

:))

anne ile baba konuşuyor.. cüce de arada oturup çizgi film seyrediyor.

baba : ya hanım parkda yürüyüş yapsak mı ? kilolar aldı başını gidiyor.
anne : aslında hiç de fena olmaz..
baba : şu spor aletlerini taktılar mı ?
anne : bilmem...

can döner: biz şu başbakana söyleyelim de taksın artık şunları !!

anne ve baba şaşkınlık içinde birbirine bakar ?!

şimdi bu cüce

1- çizgi film seyrederken nasıl bizim konuşmalarımıza da kulak misafiri olur?

2- başbakan kavramını nerden öğrenmiştir ( ki önünde nerdeyse hiç haber seyredilmez veya bu tarz konuşmalar yapılmaz.)

3- en önemlisi de bu tarz bir konunun bu konumdaki bir insana söylenmesi gerektiğini nasıl bilir ?

valla korkuyorum ben bu nesilden :)

3 Şubat 2009

sobe...

sevgili talhanın annesi beni sobelemiş :

KONU:yakınınızda bulunan ilk kitap



1. 161.sayfayı açmak
2. 5.cümleyi okumak
3. blog sayfasına yazmak
*en güzel kitabı veya en güzel cümleyi seçmeden direkt gözünüze çarpan en yakınınızdaki kitap ve söylenen sayfa söylenen cümle
*5 blog arkadaşını sobeleyip onların okuduklarını görmek

benim en yakınımdaki ilk kitap şu an okuduğum almanca bir kitap. bundan dolayı okuma sırasında olan yakınımdaki 2. kitabı yazıyorum :



Adam Fawer - Olasılıksız

"haydi gel!" dedi Caine'in omzuna kolunu atarak.

evet arkadaşlar sıra sizde.:)

Nihan
Esra
Figen
Şirin
Neşe

planetaryum...



geçen gün gelen maillerin birinde galleria avm de bir uzay gösterisi olduğunu ve gösterinin de bir çadır içinde olacağını okudum. bu tarz bir planetaryum 'a almanyada yaşadığım dönemde gitmiş ve inanılmaz etkilenmiştim. bu tarz bir gösteri olacağını düşünerek çok heyecanlandım. can da bugünlerde böyle ay/gezegen/yıldız temalarına çok ilgi gösterince gidelim dedim.

öncelikle bilet satışı ile başladık minik huzursuzluklara . direkt bilet satışı yokmuş. mutlaka 25 tl lık alışveriş gerekiyormuş. olsun dedik, hemen yanındaki kitapevinden kitap alıp rakamı tamamladık. çadır düşündüğümden çook küçük olduğu gibi alışveriş merkezinin ortasındaydı. dolayısıyla dışardaki tüm gürültüleri, konuşmalar, anonslar sayesinde içerdeki gösterinin çoğunu anlamadık. bence bu tarz gösterinin birinci şartı sessizlik ve konstantrasyon olmalıydı. gösterinin kendisi de işte yukardaki tiplemelerin bir animasyon filmi şeklindeydi. tipler aslında ilgi çekici ve çok renkliydi. ancak kötü adam tiplemesi gerçekten de kötüydü.. beni bile rahatsız etti :( tüm bunlar birleşince çok zevk alamadık ama farklı bir tecrübe edindik. sonrasında güzel bir yemek yiyip buz pateni yapan minikleri izleyip mutlu olduk.

meğer bu sene de dünya astronomi yılıymış.. keşke bu planetaryum da buna uygun daha gösterişli olabilseydi...