25 Haziran 2009

kötü bir anne örneği...

idim ben geçen hafta...

sebebi de bu saç !




can maalesef saç kestirmeyi pek sevmeyen bir çocuk. zaten 2 yaşına kadar
berber kavramını da bilmiyordu. çok güzel kıvır kıvır saçları vardı.
ancak saçlar gözlerinin içine girmeye başlayınca mecburen kestirmiştik.
bu ilk ziyaretinde çok uysaldı ve kesinlikle ağlamamıştı. ne olduysa
bundan sonra oldu. bir daha adamı ağıtsız figansız saç kestirmeye
götüremedik. her berbere gidişimiz olay oldu !
yine son 1 aydır onu ikna etmeye çalışıyordum, uzun saçlarından dolayı
ne çok terlediğini ve sürekli hasta olduğunu anlatmaya çalıştım. ama
olmadı. rüşvet teklif ettim, gezmeye götürdüm, yalvardım, buna rağmen
tam 4 kez kuaförün kapısından geri döndük. sonunda anneannemizin
aldığı yeni bisikletiyle biraz ikna olur gibi oldu ve anneanne ile birlikte
şu ünlü oyuncak mağazasının içindeki çocuk kuaförüne gittiler.
dayanamayıp aradım ve güzel haberi aldım. kesinlikle kestirmiyormuş.
atladım gittim. "sakin olun!!" diyen tüm çocuk gelişim kitaplarını o an için
unuttum. adamı tıpkı bir koyun gibi kucağıma aldım.
etrafımdaki "mükemmel" annelerin bakışları altında kollarını tutup avazı
çıktığı kadar bağırmasına aldırmadan saçlarını makineyle kestirdim.
mağaza inledi! sümükler salyalar aktı. sinirden kendimi o kadar çok
kasmışım ki sol tarafım resmen uyuştu. bu hal yetmiyormuş gibi bir
de o "mükemmel" annelerin yorumlarını dinledim.


oğluma not :
evet oğlum , ben mükemmel bir anne değilim, zaman zaman sinirime
hakim olamıyorum. ama sen de bu annelik iyi niyetini son noktasına
kadar kullanıyorsun. kitaplar "hep iyi örnek olun" diye yazıyor.
özür diliyorum ben sana olamayacağım sanırım...

23 Haziran 2009

başlık bulamadım...


spor aletlerinde en güzel ne yapılır ?

tabii ki çekirdek yenir!!!!!!!

üstelik tüm çöpünü yüzsüzce yere atarak !!!

bu manzara sokağımızdaki parktan . aslında kadının

yüzünü kapamamalıyım. " WANTED" başlığıyla her

yerde ifşa etmeliyim !

şu memlekette en sinir olduğum olay bu, heryere

çöp atılması... her fırsatta insanları uyarmaktan

bıkkınlık geldi. ama hangi birine yetişebilir ki insan ?

oğlum da benim gibi bu konuda manyak oldu :)

biri yere birşey attı mı " anne, bak yere çöp attı" diye

bağıra bağıra söyleniyor, bazen de işe de yarıyor:)

bu sebeplerden dolayı güzelim memleketi

3. dünya ülkesi konumundan ileriye götüremiyoruz.

yazık....

film yıldızı...


olağan uyku öncesi muhabbetlerinden...


can : anne biliyormusun, ben film yıldızı ve kahraman olmak istiyorum.


anne : hani trafik polisi olacaktın.


can : vazgeçtim ..


anne : neden ?


can : film yıldızları ve kahramanlar herşeyi yapabiliyor da ondan anne :)


( ah şu çizgi filmlerin gözü kör olsun :) )


17 Haziran 2009

tembel anneden oğluna mektup :)


canım oğlum...
bunları okuma, anlama yaşına geldiğinde neler düşüneceksin bilmiyorum.
ama ilk diyeceğin sanırım şu olacaktır :" anneee, ya ben şunu şunu da
yapmıştım, buraya da gitmiştim, bunu da söylemiştim." :) biliyorum oğluşum,
buraya yazdıklarım yaşadıklarının belki de sadece 4 te biri. ama ne yapayım,
yaz geldi mi, şu korkunç sıcaklar bastırdı mı, ben feci tembel oluyorum.
ama bu haftadan itibaren seni yuvadan alıyorum, seninle dolu dolu güzel
bir yaz planlıyorum. söz veriyorum ( tamammm, vermeye çalışıyorum :))
buraya her detayı da yazmaya çalışacağım.
ha yukardaki mi, semtimizin güzide alışveriş merkezi yarış sonrası
red bull soapbox race' e katılan araçları sergiliyordu.
onları inceledik,yorum yaptık, kimisine bayıldık.
sonra haftasonları aile-cocuk atolyesi olduğunu öğrendik. orda da güzel güzel
parmak kuklaları yaptık ve resim boyadık. beni şaşırtan bir şekilde resminde
hiççç siyah kullanmadın. bu işe çok sevindim. umuyorum geleceğinde siyahlar
olmasın, hayatın hep rengarenk olsun.
seni çok ama çok ama çok seviyorum..
tembel annen :)