8 Eylül 2009

paparazzi...

geçenlerde çevremizde yeni açılan güzide avmlerimizden birine alışverişe
gittik. ancak sanki herşey bedavaymışcasına alışverişe eden insan
ahalisini görünce vazgeçip mahalle arası marketime ihanet etmemeye
karar verdim.
buraya kadar gelmişken cücemin uzmanlık alanı olan oyun parkı denetleme
işini yapmadan dönmedik tabii.. 2 saate yakın oynadıktan sonra parkın iyi
olduğunu onayladı:)) buraya kadar herşey normal. ama tam gidecekken birden
parka işte aşağıdakı şu esmer güzeli geldi ve oğlumun başını döndürdü..
evet evet,
birden yanıma gelip benden fotograf makinasını istedi. ne yapacaksın
diye sorduğunda hiiçç deyip hemen o tarafa koşup kızın resimlerini çekmeye
başladı. ÜSTELİK babası ne zaman kafasını ona doğru çevirse hemen
makinayı yere indirdi!! aşağıdaki poz onun objektivinden :))

şimdi bu oğlan çapkın mı ? yoksa sadece bir paparazzi mi ?:)

4 Eylül 2009

nasıl yani ??

dün haberlerde bilge köyünden 5 çocuk artık darüşşafaka'da

okuyacak diye bir habere denk geldim..

çocukların traşları yapılmış, okul formaları giydirilmiş,

resmen gösteriye çıkarılmış gibi basın toplantısı yapılıyordu.

tamam, yaptıkları çok güzel, ama bu kadar da gözüne gözüne

haber de yapılmaz ki... o çocukların bu denli gözünde olması

doğru değil bence.. bizim densiz milletimiz her fırsatta onlara

bu olayları hatırlatacaklardır, garip garip sorular soracaklardır. üstelik

bu kadar çok özel lise varken, sadece 5 tanesine mi sahip çıkabildiler ?

peki diğerleri ?



ama en çok da şu cümle beni çoook sinirlendirdi. yetkili kişi dedi ki :

" bu 5 çocuğumuz artık bizim çocuklarımız. onları her şekilde

sahip çıkacağız. ancak ebeveynleri ikna etmek biraz zor oldu.

hatta çocuklar haftasonlarını bu ebeveynlerin yanında geçirdiler.

şu an tüm problemler çöözülmüş oldu."



NASIL YANİ !!! şimdi kendini bilmez bir insan müsveddesi

ebeveyn nasıl kendi çoğunun hakkı olarak gördüğü eğitim hakkını,

başka bir çocuktan esirgemek ister ?? üstelik bu çocuklar

küçüçük yaşlarında bu denli acı yaşadıkları halde, onlara nasıl

köstek olursun ???



böyle zamanlarda insanlığımdan utanıyorum.

allahım bizi, çocuklarımızı doğru ve iyi niyetli insanlarla karşılaştır.

3 Eylül 2009

gecikmiş postlar serisinin 2.cisi...



işte herşey böyle sütliman başladı. başlarında vapura binmem diye tutturdu.

ben de rüşvet olarak ona epeydir istediği düdüklü dondurmadan aldım. bu

yaptığım en büyük hataydı ! çünkü gezi süresince, yani yaklaşık 1,5 saat

boyunca onu öttürdü. ne yaptıysak, ne dediysek, ne aldıysak engelleyemedik.

müthiş bir şımarıklık üstündeydi. kenara kesinlikle oturmadığı gibi genelde

bizleri de oturtmadı. bizi ve katta herkesi aciz taciz etti. boğazın mis gibi

havasından zevk alamadan geri döndük.

arada bu boğuşmalardan fırsat bulduğumda çok güzel mekanlar gördüm.

zaten şu istanbulu yaşanabilir kılan tek tük şeylerden biri de bu boğaz.

mesela şu evlerden birinde oturmayı çoook isterdim.......

ya da şu gemiye binip bir dünya turuna çıkmayı hep hayal ederim.


ama şu arkadaki iğrenç plazanın da olduğu çoook çirkin görüntüler de vardı:(


ha bir de boğazda o gün yelken yarışması var. rengarank kelebekler gibiydiler:)

anlayacağınız o gün cüceyi boğazı gezdirmeye götürmüşüm.

ama ben gezdim. gördüm. eğlendim:)

ıhlamur kasrı...




işte yine istanbulun sayılı cennet köşelerinden biri.

ıhlamur kasrı.. üstelik annemin yanıbaşında ama

sanırım bunca senedir 3. cü ziyaret edişi. ben bu

tarafta oturuyor olsaydım, valla her fırsatta orda olurdum.

çünkü yemyeşil, sessiz, tertemiz, fazla büyük olmayan

korumalı alan, yani yerinde duramayan, çimenlerin üstünde

koşturmaya bayılan bir cüce için ideal. çünkü nereye

koşarsa koşsun peşinde koşmanıza gerek olmadan

hep gözünüz önünde, kaybolmasına imkan yok.

içinde çok hoş bir de lokantası var.


bir de üstüne pazar günü gittiğimiz için

daha hoş süprizlerle karşılaştık. sağımız, solumuz

gelin doluydu !! orda bulunduğumuz süre içinde

yanlış saymadıysam 14 gelin fotograf çekimi için

orda bulunuyordu. saatlerce parkın nerdeyse

her köşesinde çekim yaptılar:)

ben bu kadar sabırlı olamazdım valla:)

ama yine de o beyazlar içinde güzelleri

seyretmek zevkliydi:)